Sanatçı-Gezgin

FOTOĞRAFLAR

FOTOĞRAFLAR
SLAYD

fotoğraflar

fotoğraflar
slayd

FOTOĞRAFLAR

FOTOĞRAFLAR
SLAYD

FOTOĞRFALAR

FOTOĞRFALAR
SLAYD

FOTOĞRAFLAR

FOTOĞRAFLAR
SLAYDIR

LAPONYA





















 
















Share:

LAPONYA

ŞUBAT'TA LAPONYA...




Kuzey Finlandiya'nın özerk bölgesi Laponya (Lapland), Kökü Türk Boylarından gelen Sami ırkının hâkimiyetinde... Başkent Rowaniemi'den yukarılara kuzey kutup dairesinde yol alırken, masal dünyasında hissediyorsunuz… Özellikle bir kasabadan diğerine yapılan köpeklerle safari'de 3,5 saat ve eksi35 derecede mutluluktan uçuyorsunuz… Önce köpeklerle tanışıp eğitim alıyorsunuz, sonra ikili veya tekli kızaklarla yolculuk başlıyor… Tabii arada ağaç kulübelerde mola veriliyor, ateşler yakılıyor, yeniliyor içiliyor… Tulum üstüne Ren geyiği derisinden tulum giyilerek soğuktan korunuyorsunuz merak etmeyin… Sadece çay-kahve-alkol gibi idrar arttırıcı içecekler içmeden yola çıkmalısınız… Zira tuvaletiniz gelirse işiniz çok zor...Tulumu sıyırmanın zorluğu bir yana çişiniz havada donuyor… Büyük tuvaleti düşünemiyorum bile... Arazi tuvaletleri buzdan.. :)

 En kuzeydeki IVALO'ya snowmobiller ile yine arada kulübe konaklamasıyla 3,5 saatte gidiyoruz…


Amacımız oradaki Buz Otel'de kalmak ve ben oradan kiraladığım kamera ile gitmişken bir klip çekmek.. (Neticede kamera dondu ama bir miktar çekebildiğimizi 'Biraz' adlı şarkımın klibinde kullanabildik, internette vardır..)… Vardığımız Buz Otel'in Restoran’ına dışardan konteyner ile yemek vagonu ve çoğunluk Uzakdoğulu hanım  personeli bağlanıyor ve oradaki üstüne cam konmuş buzdan masaya, altınızda ren geyiği postundan yapılmış şiltelerde oturarak beklediğiniz yemekler servis ediliyor… Dışarısı eksi35 derece ama buz otel içi sıcak sayılır.. O da eksi5 derece :)  Arada su içmek için bardağınıza uzandığınızda bir bakıyorsunuz su donmuş.. :) Yemek öncesi kamera ile klip denemesi yaptık ama maalesef bir süre sonra kamera da dondu...

Hepimiz kahraman gezginler olarak buz odalarda kalacaktık fakat buz odalar şilte konmuş yükseltiler üzerinde gözünüze kadar çekilen uyku tulumundan ibaret… Hafif ışıklandırılmış etrafın sadece buz olduğu bir mezar gibiydi… Sadece gözünüzün açıkta kalacağı tulum, burnunuza indiğinde bıyıklarınız donuyordu… Ayrıca saatte bir ya da iki saatte bir sizi kontrole geliyorlar… Neyse özetle gözümüz yemedi üste fark verip ısıtmalı İGLO'larda kaldık… Zira o gece dışarısı  -45 dereceye düşmüştü ve biz 50 metre ötedeki iglo'lara çift tulumlarla nefesimiz kesilerek zar zor gidebildik... İglo ya da İglu, eskimo kulübelerinin formatında camdan yapılmış, ısıtmalı, tuvaletli turistik versiyonu… Ama tavsiye ederim harikulâdeydi… Üstünüz cam ve kar üstünüze yağıyor, geyikler yandan atlıyor filan… Hava açıksa belki de kuzey ışıklarını yattığınız yerden görebilirsiniz… Ayrıca yandan yana çekebileceğiniz döner perde var… Hani aşk meşk için filan kimse görmesin diye.. :)  Sevgiler…

                                                                         Attila ATASOY- Şubat 2007





Köpeklerin yuvaları

















Share:

GALAPAGOS ADALARI

 

GALAPAGOS   ADALARI

Ekvator  ülkesine bin km uzaklıkta, pasific’in hemen hemen ekvator çizgisindeki bu takım adaları, evrim teoristlerinin Mekke’sidir… Bu ilginç doğa’da deniz ayıları ile yüzebilir, yüzerken pelikan ve Finch kuşları ile flört edebilir, siyah deniz Iguana’larıyla yüzyüze gelebilirsiniz… Tabii mevsimine göre Penguenlerle de…

50000 kmkare arazide 13 büyük, 6 daha küçük ada vardır… En yüksek yeri 1707 metredir…

Renkli ve gösterişli kara Iguana’larıyla tokalaştığımız Guayaquil şehrinden 2 saatlik bir uçak yolculuğundan sonra önce havaalanının bulunduğu Baltra adasına, sonra feribotla yerleşim bölgesinin bulunduğu Santa Cruz adasına geçiyoruz…

Otele yerleşim sonrası evrim teorisi mucidi Darwin’in kurduğu enstitüye  yollanıyoruz… Sıcak’ın ilk defa bizi vurduğunu hissederken, büyük kaplumbağalar, fişlenmiş yavruları ve asırlık kaktüs’leri ve tabii ki iguanaları ilgiyle izledik… Sonrasında volkanik siyah taşlar arasından kendimizi denize zor attık… Güney yarım küre yazının son ayında(Şubat) oldukça kuraktı… Halbuki ekvatoral bölgede her zaman yağış olur benim bildiğim…

Ertesi günü ve sonraki gün, adalar turu, volkanik kraterler ve mağaralar turu ile süslenen gezimiz yeşil döneme denk gelme şansını da yaşattı…

Deniz aslanları, binlerce kırmızı ‘güneşlenen’ yengeçleri, gittiğimiz mevsimde bulamadığımız balinaları ve penguenleriyle ve özellikle asırlık kaktüs ormanlarıyla geride bıraktığımız Galapagos (kelime anlamı kaplumbağa kabuğu demekmiş), bilim adamlarının kurtarılmış bölgesi…

Dönüşte bizi 2 saat Guayaquil,12 saat Madrid ve 5 saatlik te İstanbul yolculuğu bekliyor…

                                                                                      Attila ATASOY-Şubat 2007

 


                               












Share:

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Attila ATASOY Youtube Kanalı

Attila ATASOY Radyo Kanalı

Popüler Yayınlar

ATTİLA ATASOY RADYO

Öne Çıkan Yayın

Giresun Konserinden

 

Blog Arşivi

Atatürk

Atatürk

Wikipedia

Arama sonuçları

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *