Sanatçı-Gezgin

FOTOĞRAFLAR

FOTOĞRAFLAR
SLAYD

fotoğraflar

fotoğraflar
slayd

FOTOĞRAFLAR

FOTOĞRAFLAR
SLAYD

FOTOĞRFALAR

FOTOĞRFALAR
SLAYD

FOTOĞRAFLAR

FOTOĞRAFLAR
SLAYDIR

NİKARAGUA 'MAYA'LARA VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR'

 

ülkeler
GARANADA'DA

Orta Amerika, binlerce volkanın önce yakıp yıkıp, sonra verimli topraklar ve göllerle süsleyip inşa ettiği bir coğrafya…

Bu sarp ve şaşırtıcı coğrafyada, kuzeyden güneye     Teotihuacan,  Olmeca,  Aztec, Dultec,  Itza ve Maya gibi birçok şaşırtıcı medeniyetler de hayat  bulmuş (MÖ.400-MS.1200)... Ta ki İspanyollar onları  talan edene kadar...

...Neyse biz, ortalık Maya efsaneleriyle kırılırken onlara vadedilmiş topraklar olarak bilinen Nikaragua'ya yönlendik... Gördük ki vaadler yerine gelmemiş… Sadece birkaç kabile ve 'Nagrandan' adlı yerli grubundan başka iz yok... Demek ki yolları Guatemela ve Honduras'tan aşağı inememiş… Demek ki darbeler ve depremler ülkesi Nikaragua'yı onlar gelemeden İspanyollar istila etmiş, öylece kalakalmışlar... Hoş gelselerdi de sonları yukardakiler gibi olacaktı. Biz de biraz bu ülkenin şanslı coğrafyasına, biraz da kolonial dönem miraslarına yönlendik…

KISACA NİKARAGUA COĞRAFYASI:

Doğu'da Atlantik okyanusuna bağlı Karaib Denizi, batıda Pasifik Okyanusu ile çevrili bu Orta Amerika'nın en büyük ülkesi(130688 –yüzotuzbinaltıyüzseksensekiz-kmw2), altı milyon nüfusunu yedi eyalete dağıtmış… Eyaletlerin hemen hepsi sıcak-kuru ve volkanik Pasifik bölgesinde... Nemli-yağışlı-gür yeşilli Karaib bölgesinde ise Kuzey-Güney otonom bölgeleri var... Birçok nehir ve göl Karaib bölgesinde olmasına rağmen çoğunluk yerleşim, volkanı bol havası kuru Pasifik bölgesi ile orta bölgeler... Volkan arazilerinin çok verimli olması ve tabii serinliğinden olsa gerek…

...Ama biz volkan eteklerindeki Unesco Dünya Mirası iki kolonial kent LEON ve GRANADA'yı öğrenip bir an önce dünyanın en büyük tektonik(fay kırılması neticesinde oluşan) göllerinden Nikaragua gölüne gitmek istiyoruz... Zira özellikle Somoza'lar döneminin darbeler, isyanlar ülkesi; Artık sakinlemiş gülen yüzünü  özellikle oralarda gösteriyor... 80'lerden beri defalarca başkan olmuş Daniel Ortega'nın yeni başkanlığındaki Cumhuriyet, turizme kucak açmış görünüyor…

LEON ANTİK ŞEHİRE GİRİŞ

LEON:

Başkent Managua’dan kuzeybatı istikametinde 105 km mesafede… 1200 yılında İspanyollar tarafından Amerika kıtası üzerinde kurulmuş en eski kolonial şehir (Leon Viejo). Öncesinde ‘Nagrandan’ yerlileri yaşamış... Onlara dair de bulgular var… 2000 yılında Unesco dünya kültür mirası listesine girmiş...  Momotombo volkanının eteklerinde, gölüyle birlikte görmeye değer…


GRANADA:

Başkent Managua’dan güneydoğu’ya doğru 46 km. mesafede, Nikaragua gölünün kuzeybatı ucundaki kent, 1524 yılında kurulmuş… Halen yaşayan en eski kolonial kent… NAR anlamına geliyor… Öncesinde üç kabile yaşamış… Bir sürü doğal afet ve savaşın bölgesi olmuş. Kurulmuş ilk kale olarak her türlü silah ve asker nakli yapılmış…Yıllar sonra da Somoza döneminde ve de Sandinista gerillaları tarafından hapishane olarak kullanılmış.. 


VEEEE  NİKARAGUA GÖLÜ:

Dünyanın en büyük tektonik(fay kırılması neticesinde oluşan) göllerinden… Pasifik kıyılarıyla komşu… Bilim insanlarına göre Pasifik’e bir körfezle bağlıyken yanardağı patlamasıyla göl haline gelmiş, içindeki balıklar (köpek balığı-kılıç balığı-tarpan v.b.) da ortama ayak uydurmuş, zamanla tatlı su haline gelmiş... Bu nedenle içinde okyanus canlılarını barındıran tek tatlı su gölü olarak biliniyor… Fazla sularını da San Juan ırmağı ile Atlantik’e akıtmış filan… Artık ne kadar doğruysa… Orta Amerika’nın en büyük gölünün uzunluğu rehberimize göre yüzdoksan km, internete göre yüzaltmış km., en geniş yeri yetmiş km, yüzölçümü rehberimize göre 8280(sekizbinikiyüzseksen) km2. İnternette 8264 ile 8400 yazıyor… Artık hangisine inanırsak. Bence arayı bulalım… Denizden yüksekliği 30m., derinliği de o civarda… Göldeki 400’e yakın ada’dan çoğu Granada yakınlarında toplanmış... Bu yüzden onlara Granada adacıkları deniyor… Gölün en büyük adası ise 25km. Uzunluğundaki Ometepe... Gölün ortasında birbirine bağlı iki yanardağdan oluşuyor... Granada’nın yaklaşık elli km. açığında…    

NİKARAGUA GÖLÜ



                    






HAYDİ TEKNE TURUNA..

NİKARAGUA TEKNE TURU
Göl kıyısında sizi bekleyen tekneler ve emlak ofisleri var… Ve göl üzerinde imar'a açık ya da imar'lı 365(üçyüzaltmışbeş) ada ve adacık sizi bekliyor… Bunlardan yaklaşık yüzelli tanesi özele verilmiş, diğerleri devletin tasarrufunda… Memleketin %27 olan orman alanının sanki hepsi burada… Tropikal bitki örtüsü arasında yükselen devasa ağaçlar, yüzlerce kuş çeşidine ve maymunlara yuva olmuş. Bu ağaçlardan SEİBA, Montezuma kuşunun kahverengi sarkıtlar şeklindeki yuvalarıyla ve tekstil sanayinde meşhur olmuş… Kırk iki çeşit balık, iki çeşit timsah (Cayman ve Alligatör) ve bir çeşit tatlı su köpek balığı yaşıyor... Aman dikkat, timsahlar ve köpek balığı saldırgan… Adacıklar bölgesinde derinlik 1-15metre… Tekneyle sefa sevenlere ideal ama öyle her yerde suya atlamaya kalkmayın… Tekne rehberiniz size timsah ’sız, köpek balıksız yerleri gösterecektir… Ayrıca, tur esnasında öğrenci taşıyan mavi-beyaz tekneleri, sebze-meyve satan kanoları, ağlarını kuran balıkçıları, gölde çamaşır yıkayan kadınları zevkle izleyebilirsiniz… Takımadalar bölümü ise, okul, ev, mezarlık, bar–restoran bileşkeleriyle yüzen köyü andırıyor..

KİRALIK YA DA SATILIK ADA'LAR..

Adacıklardaki villa veya malikaneler Florida'daymışız gibi hissettiriyor… Ada'yı ya da içindeki villa'yı  kiralayabiliyor veya satın alabiliyorsunuz… Hmm.. Merak ettiğinizi görür gibiyim… Merak etmeyin, ortalama iki-üç bin Dolar'a kiralık, üçyüzbin Dolar'a da satılık bulabiliyorsunuz... Hafta sonu tatili (Cuma-Pazar) için ise villa kirası 350(üçyüzelli) Usd... Duyurmuş olayım..

PROJE ADACIKLARI:

Eee bu kadar turizme açılmışken eğlence sektörü olmazsa olmaz… Burada yatırım yapan bir girişimci oyuncak adası yapmış çocuklar için… Diğer bir girişimci veteriner ise Maymunlar Adası oluşturmuş. Tur esnasında bu adacıklara çıkıp çocuklarınıza veya çocuk ruhunuza eğlence yapıyorsunuz…

Haaa bir de Yehova şahitlerinin oluşturduğu yüzen ibadethane varmış, bu bizi şaşırttı doğrusu... Rehberimiz rahatsız davranınca anladık ki misyonerlik ona işlememiş… Biz de görelim diye üstelemedik…

ÇIPLAK AYAKLI YERLİ HALK VE ÇOCUK BEZLİ BALIKÇILAR:

Yerli halkın çoğunluğu, balıkçılık ve turizm ile uğraşıyor… Ometepe gibi büyük volkanik adada ise balıkçılığın yanı sıra mısır, muz, kahve tarımı yapılıyor... Bir kısmı da sözünü ettiğim küçük ada'lardaki zengin evlerde çalışıyor... Balıkçılar şort yerine eskiden çocuklara bağlanan bez'lere benzer şeyler giyiyorlar… Zaten bütün yerli halk çıplak ayak dolaşıyor… Terlik, pabuç yok oh ne rahat. İklim tropikal olunca ne gam… Ve tabii bu adalarda böyle yaşayanlar Kara’dakilerden daha uzun ömürlüymüş..

Çocuklara gelince, hepsi uzun saçlı… Allah Allah dedik ne modernmiş bunlar… Ha ha haaa… Berber yokmuş geleneklerinde...

        KISA KISA NİKARAGUA YAŞAMI:

  • Doğu ve Batı'dan toplam 910 km. sahil şeridine sahip…
  • 7 aktif volkan var, en yükseği Mogoton 2438m.
  • Altın, gümüş, bakır, kurşun, tungsten yataklarına sahip…
  • Başkanlık tipi Cumhuriyette çoğunluk Katolik (%57.7))… Protestan %27.Gerisi Musevi, Müslüman ve diğer dinlerden oluşuyor…
  • 2007'den bu yana ücretsiz eğitim uygulanıyor, Sağlık sisteminde ise ilaçlar ücretsiz…
  • 6.4 milyar dolar borcu olan ülke Amerika’dan petrol ve makine alıyor…
  • Yoğun muz ihracatı nedeniyle adı bir zamanlar 'Muz Cumhuriyeti'ne çıkan ülke, aynı zamanda pamuk, şeker, pirinç, mısır, altın, kahve, karides, ıstakoz ve kümes hayvanları ihraç ediyor..
  • En son Anayasaları 1987'de yapılmış.%11 enflasyon var ve işsizlik oranı %20.
Attila ATASOY-Şubat 2013



GRANADA PALACE

YEREL KADIN YEREL YEMEKLER


GRANADA
GRANADA

GRANADA 

  
                                                                      GRANADA


          GRANADA


LEON




 LEON KENTİNDEN

 BAŞKENT MANAGUA'DAN

MOMOTOMBO YANARDAĞI-LEON ŞEHRİ YAKININDA                                                                                                           

  NİKARAGUA GÖLÜNDEN



NİKARAGUA GÖLÜNDEN

 


                                    BAŞKENT MANAGUA'DA TEPEDE DEVRİM                                                           MÜZESİ




                BAŞKENT MANAGUA TEPESİNDE  DEVRİM MÜZESİ

BAŞKENT MANAGUA'DA DEVRİM ANITI VE MÜZESİ


DEVRİM KAHRAMANLARINA ADANMIŞ PARK-MANAGUA
BELEDİYE SARAYI-MANAGUA

MANAGUA'DAN


MANAGUA'DA İDAM EDİLMİŞ DEVRİM KAHRAMANLARI..!



                                                       BAŞKANLIK SARAYI


Share:

ANAKLİA-GÜRCİSTAN













 

Share:

ANAKLİA-GÜRCİSTAN

 

ANAKLİA-GÜRCİSTAN..
'KARADENİZ'DEKİ AKDENİZ'

 


ANAKLİA (AĞLAYAN ANA) ARTIK GÜLÜMSÜYOR…

Osmanlılar, Gürcistan'ın bu kıyılarından kız ve oğlanları götürürken 'geride kalan gözü yaşlı anneler' anlamında bu adı almış bölge, şimdilerde bir BELEK olma yolunda göz kırpıyor ve yatırımcı Türklere gülümsüyor... Batum’un 108(yüzsekiz)hektarlık subtropikal botanik vadisinden sonra 150(yüzelli)km. kuzeyde farklı bir şaşkınlık bizi bekliyor…

KUZEYDE AKDENİZ İKLİMİ:

Kafkasların eteklerinde, Batum'dan kuzeye doğru yüzelli km'lik kıyı şeridinde, gür yeşil doğa ve asfalt yollardan geçerken sizi iki katlı şirin evlerden oluşan yerleşimler, serbest dolaşan inekler, mandalar ve domuzlar selamlıyor... Ülke insanı doğa ve hayvan ilişkisinde öyle uyumlu ki, yolda oturmuş ya da yürüyen bütün hayvanlara yol veriyor veya yanından özenle geçiyor… Bu uyumlu trafik gece gündüz devam ediyor… Son iki yılda kayda değer bir kaza görülmemiş..

O gür yeşilliğin nihayetinde üç köy birleştirilerek tasarlanan tatil kenti ANAKLİA'ya varıyorsunuz… Ve iklim Akdeniz oluyor...

MİKROKLİMAT:

Tanrı Karadeniz’in doğu yan çanağına torpil geçmiş… Bu şans da Gürcülere nasip olmuş… Mikroklimat dedikleri iklim sistemi sayesinde Batum çevresinde subtropikal bir iklim görülürken, kuzeye doğru Akdeniz iklimi oluşuyor… Anaklia'nın tatil kenti seçilmesi bu yüzden.; Uzuuun bir yaz sezonu vadeden Akdeniz iklimi…

Doğa'nın alabildiğine cömert davrandığı kıyılar kâh Konyaaltı oluyor, kâh Marmaris… Ve hüzünle de olsa bizim '70li yılların başlarındaki bozulmamışlığımızı hatırlatıyor…

YATIRIMCIYA 15 YIL VERGİ YOK:

Abazya'ya komşu SAMEGRELO bölgesindeki üç köyün planlı bir şekilde birleştirilmesi ile oluşturulan ANAKLİA projesi, iki yıldır özenle sürüyor ve cazip imkanlar sunuyor…

Devlet, otel yapacak yatırımcıya bütün altyapı-su-elektrik ihtiyacını verirken onbeş yıl da vergi almıyor... E artık daha ne olsun… Gerisi yatırımcıya kalmış…

OTELCİLİĞİN YANINDA PANSİYONCULUK:

Hayvancılık ve balıkçılıkla geçinen halk, şimdilerde ufak ufak pansiyonculuğa başlamışlar bile… Bahçe içindeki tek veya iki katlı şirin evler, etrafındaki mısır ve narenciye tarlalarıyla konuklarını bekliyor…

VİZE YOK:

2008'de yarı Gürcü bilinen Putin(aslında değil, annesi sonradan bir gürcü ile evlenmiş, başkent Tiflis'de yaşıyor)'in askeri müdahalesinden sonra kapanan kapılar açılmış. Bize olduğu gibi Ruslara da vizeyi kaldırmışlar… Yakında Rus turistlerin sayısı Türkleri geçeceğe benziyor… Gürcü gümrüklerinde yeterince kolaylık görüyorsunuz… Karadan giden arkadaşlar ise Türk gümrüklerinde kötü davranıldığını söylediler… Yetkililerin bilgisine…

KISA KISA:

  • Beş milyon nüfus ve yaklaşık seksenbin km2 yüzölçümündeki    Gürcistan, kapitalizme geçiş sürecinde gururlu kişiliğiyle çok sarsılmasına rağmen, kısa sürede formülü bulmuş görünüyor…
  • Toplu taşımacılığın pek modernize olmadığı ülkede, yolları çok ucuza özel araba veya minibüs tutarak kat edebilirsiniz… Tabii ki pazarlık gerekiyor…
  • Para birimi LARİ
  • Türk Lirası da geçiyor
  • 1USD=1.6 LARİ… Yani şimdiden paraları bizimkinden değerli..
  •  GAMARJOBA=Merhaba
  • MADLOBA=Teşekkür
  • DİDİ MADLOBA=Çok teşekkür

 

                                   ATTİLA ATASOY-Eylül 2012

 



















Share:

FİLİPİNLER

 

FİLİPİNLER'de 10 GÜN

 

 

Bohol Adasında
İçimdeki ses sürekli Filipinler diyordu… Diyordu da 7107(yedibinyüzyedi) Ada’dan oluşan bu rengârenk coğrafyayı bir çırpıda öğrenmek ne mümkün… Üstelik 300bin (üçyüzbin) km2 'ye sığmışlar… Her neyse 'Gezginler'in promosyonu yetişti imdada… En azından üç önemli bölgeyi tanıyacaktık…

Portekizli Macellan, İspanyollar adına 1521'de keşfettiği topraklarda öldürülürken, 333 (üçyüzotuzüç) yıl sürecek İspanyol egemenliğini başlatmış oluyordu…. Sonrasında Amerikalılar 44 (kırkdört) yıl ve Japonlar İkinci Dünya Savaşında 4(dört) yıl egemen olacaklardı bu güzelim coğrafyaya…

İçimdeki ses haklı çıktı… Bütün bu egemenliklerin  çok farklı renkler kazandırdığı ve böylece doğal ile moderni, zengin ile yoksul'u sıcak-sakin-renkli ruhuyla kaynaştıran Filipin, güler yüzü ile karşıladı bizi…

Adını İspanyol Kralı Philip'ten almış bu 105 (yüzbeş) milyonluk %85'i Katolik adalar ülkesi, üç ana bölgede sınıflandırılmış;  Kuzeyde başkent Manila'nın da olduğu LUZON, ortada VİSAYAS, güneyde Müslümanların da olduğu MİNDANAO bölgesi…

Biz önce Manila, sonra orta Visayas bölgesindeki adalar BOHOL ve Macellan'ın 1521'de ayak bastığı CEBU ile hemen yanındaki aynı yıl öldürüldüğü Mactan'ı inceledik…

MANİLA:

 

Manila
18 (onsekiz) milyon nüfusu ile çok zengin ve çok fakirin buluştuğu ve garip bir şekilde anlaştığı, gökdelenleriyle, limana bakan lüx otelleriyle göz dolduran bir kocaman şehir… THY'nin nedense uçmadığı nadir metropollerden… Amerikalılardan kalma cip'leri düzenleyerek rengârenk dolmuşlar (jeepny deniyor) yapmışlar… Her dolmuş ayrı bir dünya gibi… Bu gelenek her adada ve şehirde çeşitlenerek sürüyor… Ayrıca üç tekerlekli motorsiklet (tricycle) taşımacılığı da en ucuz seçenek.. Görkemli İş merkezi MAKATİ, 27,36 km kare alana yayılmış yüzölçümünde gündüz 3.7 milyon kişi barındırıyor… Ayrıca ünlü önderleri DR. Jose Rizal adına yapılmış park, İspanyolların askeri gücünün merkezi Fort santiago kalesi, Intramuros (duvarlararası) kanal ve bahçeleri, Manila müze evi, en eski kilise San Agustin, görülecek yerlerden… Akşam ise meşhur ERMİTA (kırmızı ışık vadisi) bölgesinin her türlü eğlencesi sizi bekliyor…

Orta Visayas bölgesinin yıldızı BOHOL ADASI:

 

Başkent Manila’dan, yerel havayoluyla bir saatte ulaştığımız Bohol adası, ülkenin onuncu büyük adası ve en görülmesi gerekenlerden..27 köy, bir şehir ve 72 adası var… Tek şehir TAGBİLARAN, aynı zamanda Cebu’ya ve diğer adalara açılan önemli bir liman… Yaklaşık birbuçuk milyon nüfusun %90'ı katolik… Çiftçilik-balıkçılık ve turizm ile geçiniyorlar… Dünyada sadece burada yaşayan Tarsier maymunları ve Çikolata tepeleriyle ünlü bir eko turizm merkezi… Şubat-Nisan arası balinaların geldiği ve denizin öğleden sonra 100-200 metre çekildiği Bohol plajı 2 km uzunluğunda… Ayrıca hemen güneybatı ucundaki küçük ada PANGLAO, bal üreten tatil köyleri, plajları ve HİNAGDANAN mağarasıyla ünlü…

TARSİER MAYMUNU:

Tarsier Maymunu

Steven Spielberg'in ET'sini ilham aldığı maymun türü Tarsier,180 derece dönen kafası ile 360 dereceyi görebilen nadir yaratıklardan... Mahzun ve çoook sevimli… El kadar bir şey ama acaip gururlu… Yakalanıp kapatıldığı zaman intihar ediyor… Bu nedenle İngiltere Prensi Charles'ın yardımı ile korumaya alınmış… 20-25 yıl yaşıyor, hamilelik dönemi altı ay ve sadece bir bebek doğuruyor… Böcek-solucan-küçük kertenkele ile besleniyor… Yerli halkın 'MAGO' dediği Tarsier'ler çok güçlü ayaklara ve 3-4 metre zıplama kapasitesine sahip..

 ÇİKOLATA TEPELERİ:

 

Çikolata Tepeleri-Bohol


Çikolata Tepeleri-Bohol

Yerli halkın deyimiyle tavuk bağırsağı gibi kıvrımlı yollardan ulaşıyorsunuz bu kalker içeren tepelere… Ama muz ve coconut'ların selamladığı asfalt yollardan gitmek gayet keyifli… Tek şehir Tagbilaran'dan Batuan köyüne gel, sonra Carmen bölgesine yol aldın mı başlıyor… Çikolata tepeleri..40-50 metre genişliğinde 1268 (binikiyüzaltmışsekiz) ağaçsız tepe… Kalker ihtiva eden bir çeşit karstik oluşum… Yağışlı sezon (Haziran-Temmuz-Ağustos)'da yeşeren tepeler diğer aylarda kuruyup kahverengiye dönüşüyor… Çikolatayı andırdıkları için böyle isimlenmiş… Tabii yörede birkaç efsane anlatılıyor bununla ilgili… Saçma sapan tabii… Çikolata tepelerinde konaklama tesisi mevcut… Meraklıları için en güzelinin gecelik fiyatı 1200 Pezo yani 24 (yirmidört) Euro.

LOBOC NEHRİNDE:

 

 

Loboc Nehri-Bohol

Loboc Nehri-Bohol

Bohol adasının renkleri bitmiyor… Şimdi de Bohol’un orta dağlık bölgesinden doğup güneyde Bohol denizine dökülen Loboc nehrinde yemekli bir turda sıra… Her yerde olduğu gibi, karşılamada ayrı, sefer halinde ayrı müzisyenlerin müziği eşliğinde çok hoş bir yolculuk bu… Yemekli sal'ımızı arkadan ittiren motor eşliğinde serinliyor ve başka bir sal'a yanaştığımızda da çoğunluğu kız çocuklardan oluşan bir gösteri sunuluyor… Türk bayraklı balonlarımız ve hediyelerimizle onlara karşılık veriyor, hediyelik eşyalarından satın alıp yola koyuluyoruz… ’İşte huzur buna denir’ diyoruz…

PANGLAO şifa adası:

Bohol’un güneybatı ucunda neredeyse bitişik gibi duran küçük Panglao adası tam bir arıcılık merkezi… İki kısa köprüyle bağlanıyor zaten… Kaldığımız Bohol Bee Farm Resort gibi birçok tatil köyünde arıcılık ve sebzecilik yapılıyor ve konaklayanlar çeşit çeşit şifalı bal ve bitki çayları’ndan test ederek satın alabiliyor… Ülkenin dört biryanından gelen okul çocukları özellikle buralara rağbet ediyorlar... Hinagdanan gibi mağaralar ile kelebek çiftliği ve Botanik parkı da ilgi çeken yerlerden…

CEBU ADASI VE MACTAN:

 

Cebu

3000 (üçbin) yıllık Cebu şehrine Bohol adasının Tagbilaran limanından feribotla iki saatte varılıyor… Macellan'ın 1521'de ilk ayak bastığı yer olarak ünlenen Cebu, şimdilerde ticaret ve eğlence merkezi olarak ünlenmiş bulunuyor… 44 belediye, 9 şehir ve etrafında 167 ada var… Güneyin kraliçesi denilen adada tarım-bakırcılık-gemi-demirçelik ticareti yapılıyor… Hemen bitişiğindeki köprüyle geçilen Mactan adası ise Macellan'ın ilk yerli kahraman Lapulapu tarafından öldürüldüğü yer olarak ünlü… Zaten orada ikisinin de anıtları var…

Mactan sahilleri

Cebu adasının çoğunluk dağlık olması sebebiyle yerleşim tamamen düzlük şehirlere kaymış… Birbirine bağlı birçok şehir var… Mandaue mobilya şehri  bunlardan biri… Mactan'daki Lapulapu şehri ise ünlü markaların fason üretiminin, jelatin imalatının, en ucuz ingilizce lisan okullarının merkezi olarak senede beş milyon kişi çekiyor… Ayrıca uluslararası film ve tv akademisine de sahip… Her iki ada Mactan'daki havaalanını kullanıyor…   Cebu şehrinde ayrıca Taoist tapınak görülmeye değer… Akşamları Mango street, eğlencesiyle meşhur…

 KISA KISA:

  • Türkiye’nin un ihracatının üçte ikisi Filipinlere yapılıyor, THY'nin buraya seferleri bulunmaktadır…
  • Resmi dil İngilizce, kendi dilleri Tagalog… Ayrıca seksene yakın yerli lehçe var…
  • Cebu-Mactan’da Macellan'ı öldüren OPON kabilesi şefinin adı Lapulapu, bir balık ismi…

  • İspanyolların yaptığı en iyi şey bu ülkeye gitarı öğretmek olmuş… Her yerde müzik var… Yolcu bekleme salonlarında bile… Zaten Filipinliler müzik konusunda uzak doğunun en yetenekli insanları…

                                                                                            Attila ATASOY-Ağustos 2012


Bohol Adasında


Manila

Mactan sahillerinde



Bohol'da

Botanik Parkı-Bohol


Cebu adasında İlkokul

Bohol'den Mactan'a geçiş





Macellan'ı öldüren Lapu Lapu
ve arkada Macellan anıtı






Share:

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Attila ATASOY Youtube Kanalı

Attila ATASOY Radyo Kanalı

Popüler Yayınlar

ATTİLA ATASOY RADYO

Öne Çıkan Yayın

Giresun Konserinden

 

Blog Arşivi

Atatürk

Atatürk

Wikipedia

Arama sonuçları

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *