PAKİSTAN'DA 'AŞURA' GÜNLERİNDE MİRAS PEŞİNDE..
İndiana Jones'a yakışır bir isim oldu ama gerçek bu… Evet
Dünya Mirası Gezginleri'nin bir üyesi olarak katıldığım sürünme günlerinden
yenisine hoş geldim(!)… Eee rahat batar bize… Biliyorum başkanımız dünyada en çok
Unesco Dünya Mirası görme rekorunu egale ederken bize de onun arkasından
sürünmek düşecek… Elbette çok önemli bu mirasları ve adayları görmek... Ve
birçok mirası da böyle görme öğrenme fırsatı da bulmuştum… En zoru da Senegal
Gambia arasında 17 saat toz toprak minibüs zıplamasıyla ulaştığımızdı(Sine-Ngayéne)..Göre
göre on tane mezar taşı görmüştük ama olsundu… Dünyada orayı gören sayılı
güçlerdik ya o bize yeterdi..:)..Aman korkmayın sizi üzmeden yormadan
buradakilere hafifçe değineceğim arkadaşlar… Biz her telden bilgilerle
eğlenmemize bakalım… Hazır mıyız?
BAŞTAN…
İnişte başladı sorun… Başkanımız Amerikan vizesi olanlara
girişte vize veriliyor dedi… Biz de Pakistan kardeş ülke filan diye pişkin
pişkin girmeye kalktık… Ahahhahaa… Ne kardeşliği yahu... Neyse sonunda geçici
vize kartı ve bir damgayla uzuuunn bekleyişten sonra içeri alındık… O kartı da
içeri geçerken geri aldılar… Biz kaldık mı sadece bir damgayla… Bundan sonra
gittiğimiz bütün otellerde ille de vize denilip, tek damgayla yetinilmediğini
görecektik… Ve biz de tabii ki ol hikâyeyi baştan anlatmak zorunda kalacaktık…
THY'nin 20.25 uçağı (bu uçak saatlerinin niye 25li, 55li,
05li ,35li..olduğunu hiç anlamamışımdır),sabaha karşı 04.00 civarında vardığı
İslâmabad havaalanında başta söylediğim zorlukları başarıyla(!) atlattıktan
sonra… Bu defa 2 saat kadar 18 kişimizin sığışacağı minibüs bekleme faslını da
başardık(!)…
Daha durun, değerli başkanımız varış tarihini de başarıyla(!)tam da 'Aşura' gününe ayarlamış… Yani ağıt günü.(2 gün sürüyor ama esas ağıt ve gösteri günü bizim vardığımız gündü-29 Eylül 2017).Yani gösteriler dolayısıyla otellere gidilecek yolların çoğu kapalı… Elde valiz yürüme filan… Zaten bavullar bırakılıp uykusuz duraksız İslamabad'tan üç saat Kuzey Batı’daki Unesco Dünya Mirası Takht-i Bhai'ye tırmanacağız…
Minibüsümüzde sallan çalkalan uyumaya çalışarak sıcağın en vurucu saatlerine giderken arada açtığımız gözlerimiz toz-toprak-dökük köyler, burkalı kadınlar, erkek egemen çarşılar, süsü kendinden pahalı kamyonlar, otobüsler ve de burada Ato denilen tuktuk'lar görüyor…
Neticede Pakistan'a bir damga ile girebilmiş Türk Güçleri
olarak bizi ne yollar, tepeler, kaleler, tapınaklar bekleyecek ve yılmayacaktık…
Bu arada indiğimiz ve dolaştığımız her yerde benimle fotoğraf çektirme yarışına giren yerel halk yüzünden ‘ulen burada da mı menşurum?’ dedim bir ara ama acı gerçeği gördüm ki gruptaki herkesle çektiriyorlar… Meğer uzaylı muamelesi görüpdurmuşuz… Hah… Yine de sarı-sakallı-akçapakça ben’le daha çok çektirdiler ya oh olsun, kıskananlar çatlasın…
Başkan sadece miras'lara yoğunlaşıp yolculuğumuzu ona göre
plânladığı için ülkenin tarihi, sosyoekonomik yapısı, nüfusu, yüzölçümü, gayrısafi
milli hasıla ve etnik özellikler gibi bir sürü lüzumsuz(!) bilgiyle
uğraştırılmayacak, isteyen kendisi internetten öğrenecekti…
AŞURA:
Muharrem ayının onuncuncu günü… Arapça’da onuncu gün
anlamına geliyor... İmam Hüseyin’in bütün ailesiyle birlikte Kerbelâ’da
katledildiği matem günü…
Şia inancında Aşura gününde eğlenmemek, çalışmamak, yas
tutup ağlamak, öğle vaktine kadar bir şey yiyip içmemek, ev için bir şey biriktirmemek
gerekiyor…
193 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık altıncı ülkesi
olan Pakistan, İran’dan sonra en fazla Müslüman ve Şii bulunan ülke olarak
biliniyor…
İslâm %97(Ağırlıklı Sünni, %30Şii, %3Ahmedi-İsmailî),gerisi
Hindu, Hristiyan ve Sih…
Her yerde polis ve askerin olduğu Pakistan’da gösterilerin
olduğu yerlere hiçbir yabancı alınmadığı gibi kendi halkı da izinle girebiliyor…
Benim tv’de gördüğüm gösterilerde siyah giymiş insanlar çok
abartılı süslenmiş atın ve üstündeki temsili İmam Hüseyin takkesinin arkasında
dövünerek, ağlayarak, dualar ederek ilerliyorlardı… Omuzlarını ve sırtlarını
zincir veya kayışa benzer şeylerle dövenler de vardı…
Bir alıntı:
‘’Yezd’in mükellef
sofralar kurdurduğu ve kızının adının ‘AFİYET’ olmasından dolayı yemek yiyenlerin
şükranlarını sunmak için ‘AFİYET'e OLSUN’ demeleri, zamanla bunu ‘afiyet
olsun’a dönüştürmüş…
Yine görev verip İmam Hüseyin'in başının kesilip mızrağa takılıp kendisine getirilmesini söylediği Komutanı İbn-i Ziyad'a mükellef bir sofra hazırlayıp onu beklediği ve İbn-i Ziyad gelince sofrayı gösterip 'ZİYA'da OLSUN' demişliği, ‘Ziyade olsun’a dönüşmüş..’’
BİRAZ TARİHÇE:
Yirminci yüzyılda kurulan genç bir devlet olan Pakistan’ın
15 Ağustos 1947 bağımsızlığından evvelki tarihi Hindistan ile aynı… İngiltere’de
öğrenim gören Müslüman öğrenciler tarafından 1940 yılında ortaya konmuş… Pencap(Punjab)-Afgan-Keşmir(Kashmir)-Sind
ve Belucistan isimlerinin baş harflerinin yan yana gelmesinden oluşturulmuş… Anlam
itibariyle ‘Temiz Ülke’ demek oluyor… Biz de inşallah diyoruz..:)
Hintliler İngiliz egemenliğinden kurtulmaya çalışırken
Müslümanlar birleşerek, M. Ali Cinnah başkanlığında İngiliz milletler
topluluğuna dahil bir dominyon kurmuşlar(1947).
Ancak 1956 yılında Cumhuriyet olan Pakistan, iki yıl sonra
M. Eyüb Han darbesiyle 1958’de,ve tekrar tekrar seçilerek 1960 ve 1965’de onun
başkanlığına girmiş… 1969’da istifa etmesi üzerine doğu Pakistan’da
ayaklanmalar baş gösteren ülke, general Ağa M. Yahya Han darbesiyle, onun
sıkıyönetimine girmiş.1971’de oluşan yeni meclisi de feshedince olanlar olmuş… Grevler,
isyanlar, hükümet kuvvetleri taaruzu derken doğulular Hindistan’dan kuvvet
desteği alarak Bangladeş devletini kurmuşlar… Binlerce insanın öldürüldüğü
çarpışmalarda on milyonu aşkın doğulu Hindistan’a göç etmiş… Sonunda
Pakistan-Hindistan savaşı gelmiş… Doğu Pakistan’daki Pakistan birlikleri
kuşatılınca ateşkes imzalanmış ve münasebetler 1976 yılında düzelmiş..Bu esnada
Pakistan başkanlığına Halk Partisi Başkanı Zülfikar Ali Butto gelir ve 1973’te
yeni anayasa kabul edilir… Artık ‘Federal İslâm Cumhuriyeti’ olan Pakistan’ın
başbakanı da Butto olur…
Fakaaatt sancıları bitmeyen ülke 1977’de Ziya-ül Hak
darbesini,1979’da Butto’nun idamını gördü… ABD ile ilişkileri bozuldu…
1981’de Rusya’nın
Afganistanı işgali üzerine ABD, Pakistan ile anlaşmak zorunda kaldı..Oh
olsun..Fakaaattt işgal,iki milyon Afganlının Pakistana göç etmesine sebep
olur..1988’de Ziya-ül Hak’ın esrarengiz uçak kazasında ölmesi üzerine yerine
Gulam İshak Han geçer..
Ne ‘temiz’ (!) bir
ülke..
Tekrar seçimler yapılır ve sol eğimli Halk Partisi kazanır
veee Müslüman bir devletin ilk kadın başbakanı Benazir Butto olur… Bazı
yolsuzluk iddialarıyla 1990’da görevden alınır ama 1993’te tekrar seçimleri
kazanarak başbakan olur..3 yıl sonra tekrar düşürülür… Reformist politıkaları
Pencap bölgesindeki zengin toprak sahiplerinin işine gelmiyordu…
1999’da Pervez Müşerref darbesiyle yurt dışına(Dubai)
yerleşmek zorunda kalır… 2002’deki anayasa değişikliği ile 2007’de tekrar
başbakan olma olasılığı doğunca El kaide tehdidine rağmen, yüksek Mahkeme’nin
af kararını beklemeden sekiz yıllık sürgünden sonra 18 Ekim’de ülkesine geri
döner… Yurttaşlarının sevgi gösterileriyle karşılanan Benazir, bombalı suikast
girişimine hedef olur… Kendi kurtulur ama 130 kişi ölür…
Makus kader Benazir Butto’yu bu defa bir seçim meydanında
yakalar ve 27 Aralık 2007’de mitingdeki saldırıda öldürülür…
Çalkantıların,darbelerin bitemediği ülkede son durum(Ekim
2017),1 ay evvel darbeyle görevden alınan Nevaz Şarif’in yerine Şahid Hakan
Abbasi başbakan olmuş durumdadır..Ömrü ne kadar sürer bilemiyoruz tabii..
Ülkedeki islâmi cemaat’lerin en büyüğü Cemaati İslamiye oluyormuş… Diğer güçlü grup Tebliğ Cemaati imiş… Tebliğ cemaati’nin siyasetten uzak durup oy vermemeye yönelmesi 1993’te Benazir Butto’nun çok işine yaramış…
DİL-COĞRAFYA-NÜFUS-İDARE:
İDARE; Bir başkent(İslâmabad)
bölgesiyle 5 eyalet ve 17 il’den oluşuyor…
EYALETLER: Pencap (Punjab) (başkenti Lahor), Sindh(başkenti
Karachi), Pathanistan (başkenti Peshawar), Belucistan (Balochistan) (başkenti
Keta), Azâd Kashmir (başkenti batı Kashmir)
Para birimi: Pakistan Rupi’si (PKR)(Rs.) 1USD=103(Rs.)( Ekim
2017)
Otuz kadar siyasi parti var…
EKONOMİ:
Büyük ölçüde tarım ve hayvancılık… Çalışan nüfusun %45i bu
alanlarda iş görüyor… Pirinç, tahıl, jüt, çay, kauçuk, çeşitli meyve ve
sebzeler başta gelen üretimler… Sulama teknolojisine ağırlık verilen ülkede
balıkçılık da yaygın… Az miktarda petrol ve önemli miktarda da doğal gaz
bulunuyor…
...Eveeet Pakistan ‘temiz ülke’nin(!) ahval şeraitini burada kesiyor ve sizi ülkedeki Dünya Miraslarına doğru bir yolculuğa çıkarıyorum arkadaşlar… Sonra da iki büyük şehri (İslâmabad ve Lahore) inceleyeceğiz... Valla yoruldum yani… Hadi hemen şimdi..:)
DÖRT DÜNYA MİRASI:
1-TAKHT-İ BHAİ: Budist Manastırı
![]() |
| Takht-i Bhai |
Takht, "taht" ve Bhai, "su" ya da
"bahar" anlamına geliyor… Urduca ’Suyun Tahtı’, Farsça’da ‘Taht
Bahçesi’ veya başka bir anlamda ’Kardeşlerin Tahtı’ anlamına da geliyormuş… Bir tepenin üstüne inşa edildiği ve aynı zamanda
su akımına bitişik olduğu için Manastır kompleksine Takht-i-Bhai adı verilmiş…
| Takht-i Bhai |
..İslâmabad’dan kuzeybatı ’ya doğru minibüsle 3 saat sürüyor…
Sarsıcı yollardan sonra önce varılan köyde toz toprak arasında burkalı
kadınlar, erkek egemen dökük çarşılar dikkati çekiyor… Tarihi alanda ise epey
bir tırmanış sizi bekliyor…
1. yüzyılda küçük bir taş manastır olarak inşa edilmiş ve gelecek
800 yıl içinde devasa bir komplekse dönüşmüş… Mardan kasabasına 35 km.
mesafede, aynı isimli köyün 152.4m. yüksekliğindeki bir tepesine inşa edilmiş…
1907'de gerçekleştirilen kazılarla bulunmuş… Stupaların, hücrelerin, salonların
ve kapalı pasajların karmaşıklığı, Budist tarihinin yanı sıra Pakistan'ın
geçmişine de ışık tutmuş. Yakınındaki Sahr-i Bahlol kalıntıları ile birlikte
1980 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilmiş…
2 km. doğusundaki Gandhara medeniyetinin kalbi Hayber
Pakhtunkhwa ile birlikte Dünya turistlerinin gözbebeği olmuş...
2-TAXİLA ARKEOLOJİK ALANI VE MÜZESİ:
İslâmabad’a 32km. uzaklıkta…
Pakistan, İndus Nehri boyunca bu antik kentte yaşayan birden
fazla medeniyetin büyüleyici etkilerini gösteriyor…
‘Buda’nın izinden, Neolitik mezarlara, Hint ve Grekoromen
edebiyatıyla Taxila, geniş bir tarih aralığının explorable yürüyüş masalları yoluyla
dış dünyanın odaklandığı, Güneydoğu Asya insan uygarlığının hayranlık uyandıran
yükselişinin merkezi ve sembolü olmuş..’ deniyor…
Antik ticaret yollarının birleşmesiyle bölgede zenginliği
kazandıran Taxila, arkeolojik varlıklarının boyutu ve kapsamı açısından dev bir
devir... Üç ayrı duvar tekniği, siteyi üç ayrı zaman periyodundan ötürü üç ayrı
"şehir" olarak bölmekte… Buda’nın fiziksel temsillerinin
geleneklerinden önce gelen ünlü Budist stupalara ek olarak, Taxila'nın dünyanın ilk üniversitesi Takṣailiraya sahip
olduğu kabul ediliyor… Dahası, Sarai Kala'daki kalıntılar, M.Ö. 2900 yılına
kadar uzanan Erken Harappan kalıntılarına da ev sahipliği yapıyor...
1980 yılında Dünya Mirası listesine alınan bu müze şehrin
engin güzellikleri insan uygarlığının üç bin yıllık etkili bir rehberi olarak
kabul ediliyor…
3-ROHTAS KALESİ:
| Rohtas Kalesi |
Lahor’a gideriken görmeniz gereken muazzam bir yapı… Rohtas
Fort, Orta ve Güney Asya'da erken Müslüman askeri mimarisinin olağanüstü bir
örneği…
16. yüzyılda Pakistan'ın kuzeyinde stratejik bir bölgede
inşa edilen Rohtas Fort, Orta ve Güney Asya'da erken Müslüman askeri mimarisinin
olağanüstü bir örneği… 70 hektarlık,
garnizonundan ana tahkimat çevresine dört kilometre uzunluğunda, 68 burç ve 12
muazzam geçitten oluşan kale şehir, delikli duvarcılık işçiliğinin harika
örneklerini de sunuyor… İslam dünyasının
mimari ve sanatsal geleneklerinin bir karışımı olan bu mimarinin gelişiminde
güçlü Mughal İmparatorluğunun derin bir etkisi olmuş…
Garnizon kompleksi 1707 yılına kadar sürekli kullanılıyormuş
fakat sonra sırasıyla 18. ve 19. yüzyılda Durrani ve Sih hükümdarları tarafından
işgal edilmiş… Duvarlar içindeki köy de epeyce büyümüş…
4-LAHOR KALESİ VE SHALİMAR BAHÇELERİ:
| Lahor |
Lahor şehir merkezine 7 km. uzaklıkta bulunan Lahor Kalesi iki ayrı kraliyet kompleksi içeriyor… Suriçi kuzey-batı köşesinde yer alan Lahor Kalesi, Babür mimarisinin formlarının olağanüstü örneği kabul ediliyor… Şah Cihan( Shah Jahan (1627-1658) tarafından yaptırılan eser, içinde yaldızlarla süslenmiş caminin de olduğu Pers kökenli, coşkulu dekoratif motifli, lüks mermer ve değerli malzemelerle donatılmışlığı ve de mozaik kakma kullanımıyla karakterize…
1641-2 yılında Şah Cihan(Shah Jahan) tarafından inşa
ettirilen Shalimar Bahçeleri ise, ortaçağ İslam bahçe gelenekleri üzerinde Pers
etkileri taşıyan bir Babür bahçe…
Babür bahçe, su akan geniş alanları çevreleyen duvarlar ve yollarla doğrusal bir düzende karakterize ediliyor…. 16 hektarlık bir alanı kaplayacak şekilde ve güneyden kuzeye inen üç teraslar şeklinde imar edilmiş.. Kırmızı kum taşı, üst ve alt teraslar ile daha dar ara teraslarda uzun bloklar üzerine kullanılmış… Kare yataklı dişli duvarlarla çevrili normal düzlem İçinde, su ile uyumlu büyük havzalar yaratılmış… Çok sayıda çiçekli bitkiler ile mango, elma, kayısı, armut, portakal gibi meyve ağaçları ile donatılmış, Kavak ve Selvilerle de denge tamamlanmış… Üç ülkeyi (Hindistan, Pakistan ve Afganistan) bağlayan yol üzerinde Büyük Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından inşa edilen bu eserin, Tac Mehal ve Red Fort (Hindistan) gibi dünyaca ünlü binalarla beraber "Mimarlık Şaheseri’ olarak gösteriliyor…
ALTI DÜNYA MİRASI ADAYI:
1-KATAS RAJ:
Pencab (Punjab) eyaletinde, Lahor’a 269km.mesafede 1500 yıllık Hindu tapınağı… Tanrı Shiva’ya adanmış... Pakistan'ın Punjab eyaletinde Chakwal yakınlarındaki tapınaklar arasında güzelliği en çok saygı gören komplekstir. Cennet gibi bir çevrede bulunan tapınaklar kompleksi Hindu mitolojisine tanıklık eder…
2-KHEVRA TUZ MADENİ:
![]() |
| KHEVRA TUZ MADENİ(Himalaya Tuzları) |
...'Himalaya' tuzunun elde edildiği dünyanın en büyük tuz rezervine sahip bu madene tren ile giriliyor… 11 katlı madende her bir kattaki tuz tünellerinin uzunluğu en az 1km...Tüm çevre uzunluğu 300km. olan madende yüzlerce kişi çalışıyor… İçinde tamamen tuzdan mescid ve ilk yardım istasyonu da bulunuyor… Zaten bastığınız her yer, duvarlar ve tavan tamamen 3-4 renkte tuzdan oluşuyor… Bu değişik renkler, yöredeki bitki ve toprak yapısının alaşımlarından oluşuyor… Astım hastaları için ideal bir atmosfere sahip madende bir de bu tür hastalara hizmet veren klinik bulunuyor… O da tamamen tuzdan yapılma… Madende ayrıca hava tünelleri ile 7 ila 17 metre derinliğinde göletler bulunuyor… Bu göletlerdeki sudan soda yapılıyormuş… Harika bir yer… Burada dinlendiğimizi hissettik sonunda…
3-BADSHAHİ CAMİİ
4-WAZİR KHAN CAMİİ
5-HİRAN MİNAR: Lahor’a 43km. mesafede, Mughal imparatorluğu
zamanında 1600lerin başında yaptırılmış av yerleşkesi… İçinde Cihangir
tarafından yaptırılan 108 basamaklı geyik kulesiyle meşhur… O dönemin merkezi
Sheikhupura’ya 9km. mesafede… (Punjab eyaleti)
6-AKBAR SARAYI VE CİHANGİR MEZARI: Cihangir (Jahangir), Mughal
imparatoru Şah Cihan’ın babası oluyor…
| Akbar Kalesi ve Cihangir'in mezarı |
İSLÂMÂBÂD(İslâmâ-bâd)-(İslâm Şehri demek)-:
![]() |
| İslâmabad |
| Faysal Camii(Mimarı Vedat Dalokay) |
60’lı yılların başında başkent olarak tasarlandı, zira Karachi yükü kaldırmıyordu… 1963’te açılana kadar 15 km. ötedeki Rawalpindi geçici başkent yapıldı… 1966’da resmen başkent ilân edildi… Rakım’ı 503-610metre arasında değişen Potvvar plâtosu üzerinde 65kmkarelik ve yaklaşık 1,5milyon nüfuslu, bol yeşillikli, geniş caddeli, düzenli bir şehir… Parklar, mesire yerleri, alışveriş merkezleri, sağlık ve spor merkezleri haricinde üç üniversite, milli arşiv ve kütüphanesiyle modern bir şehir görünümünde… Ayrıca atom enerjisi dahil birkaç araştırma enstitüsü bulunuyor… Modern ve İslâmi olarak iki kategori üzerine kurulan şehirde Başbakanlık, bakanlıklar ve meclis modern bölümde bulunuyor…
| Başkanlık,bakanlık,meclis.. |
İkinci bölümün sembolü ise ünlü mimarımız Vedat Dalokay
tarafından plânı çizilen, dünyanın en büyük camilerinden olan Faysal Camii… Kilometrelerce
öteden görülen, heybeti, zerafeti ve ihtişamıyla Pakistanın ve başkentin
sembolü olmuş…
Ayrıca Lok Virsa müzesi ve Pakistan anıtı görülecek yerler arasında…
LAHOR(Lahore):
| Lahor |
Pencap (Punjab) eyaletinin başkenti… Ülkenin kültür başkenti
olarak kabul edilir.12milyona yaklaşan nüfusuyla Karaçi’den sonra Pakistan’ın
ikinci büyük şehri oluyor(Karaçi 15milyon)… Kalesi, Shalimar bahçeleri, Badshahi
Camii(Kraliyet Camii),İngiliz koloniyal dönem gotik binaları ve banliyölerdeki
savunma konakları ile meşhur… Yerel pazarlar, alışveriş merkezleri de cabası…
1584 den 1598’e 14 yıl Akbar'ın başkentiymiş… Babür
imparatorları Cihangir ve Şah Cihan gelince genişletilmiş kale, saray ve mezarlar
ve de inşa edilen bahçeler ile Lahore’u yeniden yaratmışlar… Bugün Babür
mimarisinin en önemli vitrini durumunda... Cihangir ve sevgili eşi Noor Jahan
Shahdara’nın mezarları da burada…
Sonraları Yeni Delhi genişletme çalışmaları sırasında Kuzey Hindistan’ın
kültür başkenti bile olmuş…
Sanatçıların ve film endüstrisinin de merkezi olarak tarih, sanat,
kültür kenti olmasının yanı sıra birçok restoran ve barlara da ev sahipliği
yapıyor… Bar demişken hatırlatayım; Pakistanda bazı beş yıldızlı oteller
haricinde hiçbir yerde alkollü içki bulamazsınız… Yassahk hemşerim..:) Ona göre gidin gidecekseniz…
Ayrıca 4 ve 4,5 yıldızlı denilen oteller ya da
guesthouse’lar, ancak 2 yıldız ediyor bilginize… Ve de oldukça pahalı… Siz siz
olun guesthouse gibi yerlerde kalmayın... Ben Lahor’da şehir ve hayatın
içindeki 3 yıldızlı Panoramic otelde kaldım… O da en fazla iki yıldız eder ama
mütevazi, temiz ve dediğim gibi yerel yaşamın içindeydi... Daha iyi şehir
manzaralı bir oda için fark vererek 3 gece için kahvaltı dahil 113 euro ödedim…
Dışarda ise hayat çok ucuz…
Karaçi’yi yazmıyorum arkadaşlar,çünkü oraya gitmedim..
Öpüldünüz, sevgiler..:)
Attila ATASOY-Ekim 2017
![]() |
| Rohtas Kalesinde.. |
| Otobüs-kamyon manzaraları |
| Takht-i Bhai |
| Katas Raj |
| Katas Raj |
| Rohtas Fort(Kale) |
| Rohtas Kalesinde.. |
| Rohtas Kalesinde.. |
![]() |
| Rohtas Kalesinde.. |
| İslâmabad |
| İslâmabad |
| İslâmabad |
| İslâmabad |
| İslâmabad'ın ilk plânlandığı köy |
| Faysal Camii-İslâmabad |
| Tuz madeninde tuzdan mescid.. |
| Tuz madeninde tuzdan klinik |
| Tuz madenindeki göletlerden biri.. |
| Her yer tuzdan.. |
| Madendeki göletlerden biri daha.. |
| Madendeki hava tünellerinden biri.. |
| Akbar Kalesi ve Cihangir'in mezarı |
| Cihangir'in mezarı |
| Lahor |

























