MİS GİBİ MINSK...
10 milyonluk (305bin47kmkare) Belarus (Beyaz Rusya) Cumhuriyetinin başkenti
Minsk, 2 milyon nüfusuyla bizim karmakarışık kalabalığımızdan bunalanlar için
harika bir kaçış yeri… Uçakla 2 saatlik mesafede, Türklere vize yok, saat farkı
yok…
1 USD=yaklaşık 20000(yirmi bin)
Ruble
TOPLU TAŞIMA:
Toplu taşımacılık(otobüs-metro)
ile her yere kafelere, yemelere içmelere, marketlere, eğlencelere 1/4
Dolara(5500 Ruble) gidebiliyor ve oralarda da gayet ucuza eğlenebiliyorsunuz… Zaten
yürümesi inanılmaz zevkli bir düzayak şehri… Her yer pırıl pırıl, tertemiz, bakımlı...
Eğer merkezde kalıyorsanız Birçok yere yürüyerek gidebilir, oksijeni
ciğerinizin dibine kadar hissedebilirsiniz…
TAKSİLER:
Evet, pazarlık gerekiyor… Havaalanından
merkeze gitmek için 45 Dolardan kapı açıyorlar… Normali 20 Dolar civarı ama siz
25 Dolara razı olun… Tabii alandan belediye otobüsü de var, hem de 2 Dolara… Bavul
koyacak yerleri de var üstelik... Merkezden santral garajdan da aynı fiyata
servis var merak etmeyin…
Şehir içindeyse gündüzleri yoldan
taksi çeviremiyorsunuz… Bulunduğunuz otel ya da tesis den çağırtıyorsunuz... Taksimetre
açtırıyorsunuz… Geceleri bütün eğlence yerlerinin önünde bekleşiyorlar zaten
ama ya pazarlık yapın ya da taksimetre açtırın… Bu şekilde taksi de gayet ucuz
merak etmeyin… En fazla 3-4 Dolar..
İKLİM:
Haziran ayında(15-18 Haziran)
24-14,29-16 gibi gündüz-gece sıcaklıkları ve aradan geçen ılık-rüzgârlı
sağanaklar sizi bekliyor ama ne gam… Öyle hoş serinlikler ki, yazın sıcağından
bunalanlar için birebir... Ayrıca Temmuz Ağustosta yükselen sıcaklıklarda
müthiş güzel göl plajları, nehir kıyıları var... Bütün ormanlar, yeşil alanlar,
plajlar sere serpe sizin zaten… Rahat olun, kimse kimseye bakmıyor…
GEZME:
Millî Kütüphane: Devasa bir elmas
şeklinde,25 katlı fütüristik bir mimari örneği... Dünyanın en ilginç mimari
eserleri arasında yer alıyor... İçinde 14 milyondan fazla kitap barındıran
kültür deposunda gece aydınlatmasının büyüleyici şölenini kaçırmayın derim..
Diğerlerin başlıcaları ise;
Aleksandrovsky Meydanı, Oktyabrskaya Meydanı, Francyska Skaryny Caddesi, Hükümet
Binası ve Sendikalar Kültür Sarayı, Ulusal Tarih ve Kültür Müzesi, Kutsal Ruh
katedrali, Gum Alışveriş Merkezi, Tarihi Semt (Traetskae Pradmestse), Gözyaşları
Adası…
Merkez tren istasyonunun
karşısından kalkan ‘City Tour’ otobüsleriyle(hareket
saatleri11.00-13.30-16.00-18.30)bütün bu yerleri görebilirsiniz… Fiyatı
büyüklere 300binRuble yani 15 Amerikan Doları. Yakında Rubleden üç sıfır
atacaklarmış, bilginize…
Nehir ve su kanallarının
kenarlarında keyif çatabilir, bisiklet ve koşu parkurlarından faydalanabilir, ormanla
bütünleşebilirsiniz…
TOZMA:
Sakin ve huzurlu gündüz
atmosferi, gecenin gelmesiyle önce pub’lara sonra yüksek dozda eğlence için
gece kulüplerine taşınıyor… Zaten gece 11’de hava kararıyor, yine gece 03’de
aydınlanıyor… Haziran ayında böyle… Bu nedenle eğlencede gece gündüz fark
etmiyor insanlar için… Tabii ki hafta sonları… Turistlere zaten her gün bayram...
Striptiz kulüplerinden, casinolara, diskolara
kadar her yer sabaha kadar açık... Birçok otelin kendi casino ve kulübü var… Hadi
yaramazlar için birkaç kulüp adı da vereyim: Juravinka, Next, Madison, Overtime
Club
Ayrıca buranın da ‘Lucca’ları var
merak etmeyin… Paralılar ve yüksek sosyeteler ve de avcıları en şık biçimde
burada… Örnek Wine Bar..
Bana sorarsanız tarihi semtteki
barlar sokağını tavsiye ederim… Hem genç, hem halk, hem de sahiciler… Ve tabii
ki daha eğlenceliler..
YEME-İÇME:
Oldukça ekonomik olan menülerdeki
yemekler genellikle et ağırlıklı ve patatesin çok çeşitli versiyonları ile
mantarlarla bezeniyor..
Bütün uluslararası mutfakların da
bulunduğu kentte, bence yöresel yemekleri denemelisiniz… Meselâ; Machanka (güveçte
yapılan mantarlı ve kremalı et), Krupenya (eşsiz lezzetli mantar çorbası), Pelmeni
(mantı’ya benzer), Draniki (mücver tadında)…
Eğer Tolstoy’un Savaş ve
Barış’ını ya da Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşleri’ni okuduysanız çok defa
adı geçen KVAS, millî alkolsüz malt içecekleri oluyor… Ama tabii alkollü olarak
KPbIHuA birası (u yerine başka bir Kıril harfi var ama bilgisayarda bulamadım
arkadaşlar, en benzeyeni bu u kusura bakmayın) ve her türlü votka başrolde..:)
EH SİZE ZAHMET OLMASIN, BİRAZ DA
ANSİKLOPEDİK BİLGİ:
Minsk, ilk kez 25 Mart 1918
tarihinde Belarus Cumhuriyetinin başkenti ilan edilmiş… Sonra kızıl ordu
tarafından işgal edilerek Ocak 1919’da Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
başkenti, 1920 yılında yine başkent olmuş… Genetiğinde başkentlik var anlaşılan…
Polonya-Bolşevik savaşına ve Alman işgaline sahne olmuş..
1922’de başlatılan yeniden
yapılanma ve kalkınma programıyla 1930’lar boyunca da fabrikalar, okullar, müzeler,
tiyatrolar, kütüphaneler, sinemalar, kolejler, yüksek eğitim kurumları
kurulmuş..
II. Dünya Savaşı öncesinde, Minsk'in 300bin
nüfusu varmış. Nazi Almanya’sı 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ni işgal ettikten
sonra, Barbarossa Harekâtı kapsamında, Minsk hemen saldırıya uğrayarak
bombalanmış ve dört gün sonra Wehrmacht tarafından kontrol altına alınmış.
Almanlar Minsk'i Reichskomissariat Ostland'ın idari merkezi olarak belirleyerek
Komünistleri ve sempatizanlarını öldürmüş ya da hapse atmış. 1942'de, Minsk,
bölgedeki işgale karşı Sovyet partizan direniş hareketinin önemli bir merkezi
haline gelmiş. Bu rolünden dolayı da 1974 yılında Kahraman Şehir unvanı
verilmiş…
- Minsk Bagration Harekâtı sırasında, 3 Temmuz 1944'de Sovyet askerleri tarafından kurtarılmış. Şehir, Sovyet ilerleyişine karşı Alman direnişinin merkezi olup 1944 yılının ilk yarısında ağır çarpışmalara sahne olmuş. Fabrikalar, belediye binaları, santraller, köprüler, çoğu yollar ve evlerin %80'i moloz yığınına dönmüş ve 1944 yılında nüfusu 50bin'e düşmüş…
- 1960'lı yıllardan bu yana hızla büyüyerek 1972 yılında 1 milyona ulaşan nüfus şimdilerde 2 milyona dayanmış bulunuyor. 16 Haziran 1977'de başlayıp 30 Haziran 1984’te açılan metrosu Sovyetler Birliği'nin dokuzuncu metro sistemi olmuş…
- SON GELİŞMELER:
- 1990'lı yıllar boyunca, Komünizmin yıkılmasından sonra şehir değişmeye devam etmiş tabii... Yeni bağımsız ülkenin başkenti olan Minsk(Hay Allah yine J ), hızla büyük bir kent niteliği kazanmış… Elçilikler açılmış ve Sovyet idari binaları hükümet merkezleri haline getirilmiş… 1990'ların başlarında ve ortalarında, ekonomik kriz belirginleşince birçok kalkınma projeleri durdurulmuş ve tabii ki yüksek işsizlik ve eksik istihdam oluşmuş… Neyse ki 1990'ların sonundan itibaren başlayan ulaştırma ve altyapı-konut gelişmeleri 2002 yılından beri devam etmekteymiş. Minsk eteklerinde, konut geliştirme projeleri inşa edilerek metro hatları uzatılmış ve yol sistemi (Minsk çevreyolu dahil) geliştirilmiş… 2008 yılı Ocak ayında, hükümetin kendi resmi web sitesinde çeşitli projeler açıklanarak arasında bazı sokakların ve ana caddelerin yenilenmesi, Komsomolkye gölü kıyısında ve Saray yakınında otel ve spor tesislerinden oluşan bir kompleks, potansiyel yabancı yatırımcıların yardımı ile modern bir su parkı ve yüzme havuzu inşası, 2 otel, kule ve bir iş merkezi binası yapılacağı duyurulmuş ve hepsi gerçekleştirilmiş… Ve 8 Eylül 2015 tarihinde de gerçek kuruluşunu kutlamış…
Günümüzde eski değerlerin özenle
korunduğu, yenilenmelerin ise en ufak bir değişiklik olmadan yapıldığı eski
mimarinin yeni yapıların gölgesinde kalmadığı, geniş cadde ve alanların yeşille
kucaklaştığı göz alıcı güzellikte bir şehir olmuş MINSK…
Attila ATASOY-Haziran 2016
| Minsk'in Lucca'sı WineBar |














Hiç yorum yok:
Yorum Gönder