MYANMAR –ASYA’NIN KAPALI KUTUSU
AÇILIYOR…
60 milyona yakın nüfusuyla Güney Doğu Asya'nın en büyük ikinci ülkesi olan Myanmar, Kasım 2015'e kadar askeri rejimle yönetiliyordu... Çok zengin kaynaklara sahip olmasına rağmen askeri rejim nedeniyle dünyanın en fakir ülkelerinden biri haline gelen ülke, toprağı kazdın mı altın çıkan bir yermiş… Sağlık sistemi alanında Dünya Sağlık Örgütü(WHO) verilerine göre dünyada 190. sırada geliyor…
Ancak Arakan Eyaleti
Müslümanlarına karşı yapılanlar ülkesinde demokrasi sembolü olarak görülen
LADY’nin bu demokrat ve hümanist kişiliğine gölge düşürmekte… Ekim ayında
militanların gerçekleştirdiği bir saldırı üzerine başlayan askeri operasyonlar
nedeniyle 70 binden fazla Arakan Müslümanı, Bangladeş'e kaçmak zorunda kalmış… Onlara
türlü işkenceler yapıldığı BBC raporlarında kanıtlanmış… Ülkedeki güvenlik
güçlerinin içinde sistematik hale gelen bu sorun ile ilgili hiçbir mülâkat
vermiyor… Girilmesine izin verilmeyen bölgede olanlar için suçlamaların
abartıldığını, konunun uluslararası değil yerel olduğunu söylemiş o kadar…
Neyse biz konumuza dönelim…
GENEL:
Hindistan ve Çin arasında, Tayland’ın batı komşusu Ülkenin, sınırları kuzeyde Himalaya Dağlarına dayanırken Güneyde çok zengin denizaltı yaşamına ve mercanlara sahip Andaman Denizine uzanıyor… İravadi ise ülkeyi baştanbaşa geçen en büyük nehri… Daha ne olsun…
Birman’ların ülkesi, Birmanya
iken Myanmar olmuş..(Bakınız Askeri İdare)… Biz de Burma olarak bilirdik
kendisini… Myanmar=Güçlü ve hızlı insanlar ülkesi demekmiş... Öyle olsun… 14
eyalet var… Budizm’in en muhafazakâr mezhebi Theravada’ya mensuplar… Birman’ların
dışında ikinci büyük etnik grup Mon’lar… Kadın ve erkekler geleneksel uzun
etekler giyiyorlar… Bu giysilerin genel adı LONGYİ… Erkeklerin giydiğine PASO, kadınlarınkine
HTA MEİN deniyor… Modernleşme ’ye evet derken geleneklerimizden yani
kendimizden vazgeçmeyiz diyorlar… Aferin.. Şubatın ikinci yarısından itibaren
Mart-Nisan Mayıs Yaz mevsimi oluyor… Muson yağmurları Haziran-Ekim arasında… Kasım
ile Şubat’ın ilk yarısına kadar Kış oluyor… Subtropikal ve güneye indikçe
tropikal iklime dikkat…
8 farklı etnik yapı var… Memleketteki
bütün altınlar tapınak olduğu için yakut, yeşim ve tik ağacı ticareti ağırlık
kazanmış... Tik ağaçları Myanmar’ın en önemli doğal kaynaklarından biri… Dünyadaki
en kaliteli tik ağaçları burada olduğu gibi, bu ağacın dünyadaki en büyük
rezervleri de halen burada… İngiliz sömürge döneminde savaş gemileri yapımında
insafsızca katledilmişler… İlkokul ücretsiz, Lise ve Üniversite paralı… Özel
hastaneler çok pahalıymış… Başkent Naypyidaw… Üç büyük şehri Yangon, Mandalay
ve Naypyidaw…
Para birimi KYAT.. 1 USD=1250
Kyat dolaylarında (Mart 2017 itibariyle)
TAPINAKLAR ÜLKESİ İÇİN MECBURİ
ÖN BİLGİ:
Bir kere taaa dışardan itibaren
çıplak ayak girmek zorundasınız… Hanımlar uzun giysi giymek zorundalar… Erkeklerin
şortu dizin üstünde olmamalı…
PAGODA: Mutlaka su kıyısında olan
Manastır-Okul-Dinlenme alanları ve vaaz verilen yer ihtiva eden tapınak biçimi
STUPA: Sivri ucu yukarıda çan
şeklinde, su kıyısı olmayan küçük ibadet yerleri
TEMPLE: İçinde büyük Buda
heykelinin olduğu en büyük eğitim ve tapınma kompleksi
MANDALAY:
Bangkok’tan bindiğimiz Air Asia
alana indiğinde görünen sadece çorak ve ıssız bir havaalanı ve uzaklarda
görünen tapınaktı… Oysa ülkenin %60ı ormanlarla kaplıydı… Hani? Dur bakalım
acele etme dedim kendime… Daha göreceklerin var…
![]() |
| Mandalay Havaalanı |
![]() |
| Tepeden Mandalay |
Eski başkent 3ncü Myanmar
İmparatorluğunun başkenti… Kral Mindon tarafından 1857’de kurulmuş… Buralarda
efsaneden geçilmiyor.. Kral Mindon, Amarapura şehrinde bulunan sarayını
fillerle buraya taşımış da bu şehrin imarına vesile olmuş.. Yerel rehberlerin
bilgileri çelişkili olduğundan internetten de teyit etmek lâzım… Onların
yalancısıyım arkadaşlar… Zaten bu ülkede bir tapınaktan bir de Kraldan
geçilmiyor… Canı sıkılan tapınak yapmış… Ama çok da güzel yapmışlar yahu… Her
biri devasa bir sanat eseri gerçekten… Ya o altınlar… En azından altın
kaplamalar… Acaip… Benim gibi bir daha tapınak mapınak istemem diyenleri bile
sakat diziyle tırmandıracak kadar muhteşemler…
Önce Etrafındaki Üç harika antik
kent Sagaing, Innwa ve Amarapura’ya (Amarapura=Ölümsüz şehir) gidilmesi
gerekiyor üzgünüm… Hele tekneyle nehri geçip bir saat kadar atlı arabalarda
çalkalanın hiç birşeyiniz kalmaz..(!)..Hem hani Orman arıyordum… Al sana… Orman
değilse bile makul ağaçlar, yeşil tarlalar ve muzlar arasında bir yolculuk fena
sayılmaz… Ertesi günü şehirde daha rahat gezersiniz… Eh ne de olsa idmanlı
sayılırsınız artık… Dota ve UBein nehirlerinin suladığı coğrafyada daha çok
işiniz var…
![]() |
| Sagaing ve Innwa yollarında |
DÜNYANIN EN UZUN AĞAÇ KÖPRÜSÜ(U
BEİN): Evet Myanmar’a gelip de görmeden ve geçmeden asla dönülmeyeceklerden… Güneş
batımının izlenerek adaklar yapılan U Bein nehri üzerindeki 1,2kmlik bu köprüye
her gün bütün eyaletlerden ve ülke dışından Buda rahipleri dahil yüzlerce
ziyaretçi geliyor… 1850’de inşa edilmiş… Tik ağacından yapılmış en uzun köprü unvanını
taşıyor… Ava Krallığı yeni başkentini Amarapura’ya taşıyınca yeni kralın
emriyle yapılmış…
![]() |
KUTHODAW PAGODA: |
![]() |
| Kuthodaw Pagoda Külliyesi |
1878’de tamamlanan,792 taş
tabletten oluşan ve Budizm felsefesini tümüyle içeren Dünyanın en büyük
kitabının bulunduğu Kuthodaw Pagoda Külliyesi burada arkadaşlar…
![]() |
Budizm öğreti tabletleri Gözlerimiz aç, bacaklarımız halsiz
kalıyor... |
![]() |
| Budizm öğreti tabletlerinden biri |
Mahar Myat Muni de
Mandalay’da.19.yüzyılda inşa edilmiş en güzel manastır Shwe Nanda ile 2.Dünya
savaşında yıkılmış, sonra 1995’te tekrar yapılmış Kraliyet Sarayı görülecek
yerlerden… Ayrıca bronz işlemeciliği, kilim yapımcılığı, altın varak
işlemeciliği ve mermer yontuculuğu gibi el sanatları atölyelerine gidin bu
işlerde ne kadar yetenekli ve başarılı olduklarını görün… Haaa bir de Mandalay
tepesine mutlaka çıkın (merak etmeyin asansör de var tembeller) ve tepedeki
tapınaktan bir nîm neş’e ile seyreyleyin alemi, yorgunluğunuz gitsin... Oralarda
benimle hep fotoğraf çektirdiler… Aaaa dedim ulen ünüm buraya kadar yayılmış
diyecektim ki acı gerçek kimse şarkımı bilmiyor..(!)..Olsun bir tek
sarı-sakallı-akça pakça ben varım ya oh olsun… O da bişey… Böyle uzaylı
muamelesi ülkenin değişik bölgelerinde de devam edecekti…
![]() |
| Mandalay'da |
BAGAN:
Eveeett, şimdi de minibüsümüzle
181km olduğu söylenen ama nedense 4,5 saatte varabildiğimiz tapınaklar şehri ve
vadisi Bagan’dayız… Ben böyle şey görmedim… Elini sallasan tapınak… Palmiyeler
arasına dağılmış beşbine yakın tapınak ihtiva eden muhteşem bir vadi… Yani pes…
Bunlar yememiş içmemiş tapınak yapmış… Zaten yemedikleri hallerinden belli… 1500’ü
soylulara ait tapınakların En yükseği 66m. ile Thatbyitnnyu(12.yüzyıl)… 1087-1167
arasında yapılmış en güzellerini yazsam da unutacaksınız… Tuhaf tuhaf isimler...
( Shwezigone Pagoda(1087), Ananda Tapınağı(1090), Gubyaukgyi Tapınağı(1113), Dhamagyi
Tapınağı(1167), Manuhar Tapınağı v.s.)
Siz tırmanmaya devam edin… Hahhah…
Nasılsa giderseniz rehberiniz size anlatır… Bakalım hangisinde pes edeceksiniz…
Bizim gruptakiler de tam tapınak sapığı çıktı yahu… Hiç sektirmiyorlar… Eskiden
tapınak şövalyeleri vardı, şimdi sapıkları var ihbar olunur...
![]() |
| Bagan Tapınaklar Vadisi |
Lake işleme sanatı aile işliklerini
görmeden, pazarına gitmeden ve de güneş batımını izlemeden dönmeyin Bagan’dan… Tabii
haliniz kalmışsa…
![]() |
| Lake işleme sanatı |
![]() |
| Bagan Pazarı |
![]() |
| Bagan'ın en yükseği |
![]() |
| Bagan yolları |
BİR TAVSİYE: INLE GÖLÜ:
Biz gidemedik ama çok tavsiye
edilen bir yer… Gölde tam günlük bir kayık gezisi tüm yorgunluğa ilâçmış… Ayak
kürekçilerinin aynı anda balık tutmaları, göl insanlarının günlük hayatlarından
kesitler ve doğanın lütfu huzur ve güzellik… Hepsi buradaymış… Göle yakın
1460m. yükseklikteki TANGGYL tepesinde her sene Ekim ayında sıcak balon
festivali yapılıyormuş… Bir diğer özellik de bu bölgede çok sayıda tepe
kabilesi bulunmasıymış… Oraya da siz gidin napalım…
YANGON: (Yangon=Kavganın sonu
demekmiş)
Bagan’dan Ulusal havayolları
‘Golden Myanmar’ ile 1 saat 20 dakikalık uçuşla vardığımız buğulu Başkent’te
eski şehir bölgesindeki otelimize giderken yıkık dökük apartmanlar arasında
İngiliz koloni döneminden kalma evler dikkatimizi çekiyor… Sokak pazarları çok
renkli…
Gezinirken çekirdek niyetine kızartılmış çekirge Kurusu çitleyebilirsiniz..:)
Ülkenin en büyük dördüncü
tapınağı (Kyaukhtatgyi Buda) burada… İçinde 59 metre mi ne boylu boyunca yatan
devasa bir Buda heykeli var... Bu defa kadın olarak tasvir edilmiş… Biliyorsunuz
veya bilmiyorsunuz ben söylemiş olayım; Buda, genellikle cinsiyetsiz olarak
tasvir edilir… Her cinsi ayırımsız olarak kabul etmenin simgesi olarak… Ama
bazen kadın bazen hermafrodit karışık bazen erkek olarak tasvir edilenler de
var… O niye o zaman dediğimizde faydalı bir cevap alamadık ya neyse… Bu boylu
boyunca yatan görkemli kadın Buda’nın etrafında onlarca küçük Buda heykelleri
ve sunaklar var… Bir de doğduğunuz güne göre hangi hayvansınız onu betimleyen
hayat çarkı havuzu var… Ben Kaplan çıktım ona göre…
![]() |
| KYAUKHTATGYİ-Yangon |
...Geldi geleli içimiz dışımız
Buda oldu yahu… Yatan Buda, oturan Buda, kalkan Buda derken bir uçan Buda ile
koşan Buda’yı görmedik o kadar.. :)
Tapınak dışındaki yanyana üç
palmiyenin önünde anlatılan 30 palmiye ağacı denilen ağaçların öyküsü pek hoşumuza
gitti… Şöyle ki; Dişisi meyveli olan ağacın şekerinden bir çeşit bira yapılıyor…
Buna ‘Gökyüzü Birası’ diyorlar… Nedeni, içince öyle sarhoş oluyorlarmış ki
gözleri gökyüzüne bakakalıyormuş… Böylece bir palmiyeyi 30 görüyorlar anlaşılan…
![]() |
| Gökyüzü Birası' yapılan palmiyeler |
Ah bu yerel rehberler… Anlattıkları
efsanelerin haddi hesabı yok ama en sevimlisi buydu… Üstelik rüzgârda biranın
etkisi daha da artıyormuş… Şu biradan bulamadık ki size gerçeğini anlatayım… Evlerde
köylerde yapılıyormuş bu bira… Kuşlar bu palmiye özünü içince sarhoş olup kavga
edip yerlere düşüyormuş… Halk da onları toplayıp yiyormuş… Zaten Uzakdoğu
Asya’da sırtı havaya bakan ve yürüyen herşey yeniyormuş… Vietnam’da
söylemişlerdi… Bizi yemediklerine şükür… Valla çok kamburlar düşünsün… Atalarımız
boşuna dememiş dik yürü diye…
Yangon Belediye Sarayı, Emanuel
Kilisesi(1885te yapılmış),Yüksek Mahkeme binası görülecek yerler arasında… Ama
bir yer var ki işte orası bizi bitirdi… Muhteşem SHWEDAGON PAGODA…
SHWEDAGON PAGODA:
Etrafında irili ufaklı tapınaklar
arasında yükselen her biri 3bin Dolar değerinde altın tuğlalarla örülmüş
muhteşem kubbe… En tepede 72 kratlık elmas, onun altında etrafında 2118
adet(evet yazıyla ikibinyüzonsekiz) adet yakut-yeşim-safir ve elmas’la işlenmiş
bir sürahi balonu gibi bişey… Ben daha ne diyeyim… Ülkenin bütün mücevheratı
burada gibi...
![]() |
Sıcak hava ve parkelerden çıplak ayaklarımız yanarken içimizin de yandığını itiraf etmeliyim…
Her bir küçük tapınak’ta farklı
ayinler, her türden ziyaretçilerle ortalık ruhani bir panayır yeri durumunda… Fakat
içimizi o sıcakta saran ruhani serinliği de inkâr edemeyeceğim… Öylesine
sihirli bir yer… Son noktayı koyabileceğiniz bir yer... Biz de öyle yaptık, Myanmar’a
son noktayı burada koyduk..
Attila ATASOY- MART
2017
![]() |
| YANGON |
![]() |
| YANGON |
![]() |
| YANGON |
![]() |
| YANGON |
![]() |
| AUNG SAN SUU KYİ |
.jpg)

















































.jpg)















